6343 sayılı Kanunun disiplin hükümlerine ilişkin değişiklik süreci hakkında son günlerde yapılan bazı açıklamalar nedeniyle, meslek kamuoyunun doğru ve eksiksiz bilgilendirilmesi amacıyla aşağıdaki hususların açıklanması gerekli görülmüştür.
Öncelikle ifade etmek gerekir ki, 6343 sayılı Kanun’un disiplin hükümlerinin yeniden düzenlenmesine ilişkin süreç, iddia edildiği gibi Türk Veteriner Hekimleri Birliği Merkez Konseyinin tek taraflı iradesiyle, Veteriner Hekim Odalarından bağımsız veya Odaların görüş ve katkıları dışlanarak yürütülmüş bir süreç değildir.
Aksine, farklı aşamalarda Veteriner Hekim Odalarının görüş, öneri ve değerlendirmeleri alınmış; süreç mümkün olan en geniş katılım ve ortak akıl anlayışıyla yürütülmüştür. 51. DönemTVHB Merkez Konseyi bünyesinde bir çok Veteriner Hekimleri Odası Başkanından oluşan TVHB Merkez Konseyi Mevzuat Çalışma Grubu mevcuttur.
Disiplin hükümlerine ilişkin çalışmalar yalnızca Merkez Konseyi bünyesinde hazırlanan bir metinden ibaret değildir. Önceki dönemlerde disiplin yönetmeliği hazırlık çalışmaları sırasında hazırlanan düzenlemeler Birliğin en geniş temsile sahip karar organı olan Büyük Kongrenin gündemine taşınmıştır. 16 Aralık 2023 tarihinde gerçekleştirilen Olağanüstü Büyük Kongrede de disiplin hükümlerinin esasını oluşturan düzenlemeler delegelerin değerlendirmesine ve oylamasına sunularak kabul edilmiştir.
Bugün, 2023 yılında kabul edilen metnin bir “yönetmelik” olduğu gerekçesiyle bu sürecin kurumsal irade bakımından hiçbir anlam taşımadığının ileri sürülmesi, sürecin bütünlüğünü göz ardı etmektedir.
Süreçte yürütülen çalışmalar da 2023 yılında hazırlanmış bir metnin hiçbir değerlendirme yapılmaksızın TBMM’ye aktarılmasından ibaret değildir. Gerek Odalardan gelen görüşler gerek ilgili kurumlarla yürütülen temaslar gerekse yasama sürecinde ortaya çıkan öneriler değerlendirilmiş; teklif üzerinde değişiklik ve geliştirmeler yapılmıştır.
Türk Veteriner Hekimleri Birliğinin kurumsal iradesi de herhangi bir Odanın tek başına değerlendirmesine indirgenemez. Birliğin gücü; Odaları, Büyük Kongresi, Merkez Konseyi ve diğer organlarıyla birlikte oluşturduğu ortak yapıdan kaynaklanmaktadır.
Nitekim yürütülen süreçte farklı Odaların farklı görüş ve önerilerinin bulunması son derece doğaldır. Katılımcılık, bütün Odaların her konuda aynı görüşte olması anlamına gelmediği gibi; bir Odanın önerisinin bütünüyle kabul edilmemesi de o Odanın süreç dışında bırakıldığı anlamına gelmez. Kurumsal ortak akıl, farklı görüşlerin alınması, değerlendirilmesi ve nihayetinde mesleğin genel yararı doğrultusunda bir iradenin ortaya çıkarılmasıyla oluşur.
Teklifin yasama sürecinde de görüş ve önerilere kapalı bir yaklaşım benimsenmemiştir. Odalardan ve meslektaşlarımızdan gelen değerlendirmeler dikkate alınmış, farklı görüşler değerlendirilmiştir. İstanbul Veteriner Hekimler Odasının önerilerinden uygun görülenlerin metne yansıtılmış olması da, esasen sürecin görüş ve önerilere açık şekilde yürütüldüğünün somut göstergelerinden biridir.
Dolayısıyla süreç bir Odanın, bir yöneticinin veya yalnızca Merkez Konseyinin süreci değildir. Bu çalışma, Anayasa Mahkemesinin iptal kararı sonrasında oluşan hukuki boşluğun giderilmesi amacıyla Odaların, delegelerin ve meslek örgütünün farklı kademelerinin yıllara yayılan çalışmaları ve katkıları sonucunda şekillenmiş ortak bir mesleki çalışmadır.
Öte yandan kanun metinleri hazırlanırken ilgili tüm kamu kurum ve kuruluşlarının görüşleri alınır. Bu doğrultuda kanun çalışmaları kapsamında TBMM yasama uzmanları, Tarım ve Orman Bakanlığı Hukuk Hizmetleri Genel Müdürlüğü yetkilileri, Adalet Bakanlığının yasama konusunda uzman tetkik hâkimleri ile Türk Veteriner Hekimleri Birliğinin temsilcileri bizzat Meclis çatısı altında bir araya gelmiş ve tüm kanun metni elden geçirilerek Meclise sunulmuştur. Kanunlar normlar hiyerarşisinde yönetmeliklerin üzerinde yer alır ve bir çerçeveyi belirler. Kanun metinlerinde her türlü detayın belirtilmesi mümkün değildir. Bu durum kanun yapma tekniğine aykırıdır. Kanunlar yürürlüğe konulduktan sonra konuyla ilgili detaylar yönetmeliklerle belirlenir. Özellikle bu süreci haksız olarak ve yoğun şekilde eleştiren İstanbul Veteriner Hekimler Odasının 20 sayfalık görüşlerinin yarıdan fazlası reklam yasağı ile ilgili olup, sadece reklamla alakalı olarak Kanun’da bu kadar detaylı düzenlemenin yapılması kanun tekniğine uygun değildir. Bu durum Türk Veteriner Hekimleri Birliğinin kendi görüş ve tespiti değil, kanun yapım aşamalarında yer alan ilgili uzman ve yetkililerinin ortak görüşüdür.
Türk Veteriner Hekimleri Birliğinin ve Veteriner Hekim Odalarının ortak amacı, veteriner hekimliği mesleğinin saygınlığını koruyan, meslek mensuplarının haklarını güvence altına alan ve hukukun temel ilkelerine uygun, etkin ve öngörülebilir bir disiplin sisteminin oluşturulmasıdır.
Bu amaç doğrultusunda yürütülen çalışmaların da kişisel veya dönemsel tartışmalar üzerinden değil; kurumsal hafıza, ortak akıl, mesleki dayanışma ve tüm Odaların katkısına duyulan saygı temelinde değerlendirilmesi gerektiğine inanıyoruz.








