Her yıl ekim ayının ikinci cuma günü kutlanan Dünya Yumurta Günü, yumurtanın insan beslenmesindeki önemine, yüksek besin değerine ve sağlıklı nesillerin yetiştirilmesindeki rolüne dikkat çekmek amacıyla dünya genelinde çeşitli etkinliklerle anılmaktadır. Bu yılın Dünya Yumurta Günü teması “Güç Veren ve Koruyan Protein” olarak belirlenmiştir.
Dünya nüfusunun artışı, iklim değişikliği, üretim maliyetlerindeki yükseliş, hayvan hastalıkları ve küresel gıda tedarik zincirlerinde yaşanan kırılganlıklar, yeterli ve dengeli beslenmenin yalnızca bireysel bir tercih değil, aynı zamanda stratejik bir toplum sağlığı meselesi olduğunu ortaya koymaktadır. Bu çerçevede yumurta, yüksek biyolojik değere sahip protein içeriği, zengin besin bileşimi ve ulaşılabilirliğiyle insan beslenmesinde ayrıcalıklı bir yere sahiptir.
GIDA GÜVENİLİRLİĞİNİN TEMİNATI VETERİNER HEKİMLİK HİZMETLERİDİR
Yumurtanın besleyici değerinin korunması ve tüketiciye güvenilir biçimde ulaştırılması, üretimden tüketime kadar bütün aşamaların bilimsel esaslara uygun olarak yönetilmesine bağlıdır. Kanatlı hayvanların sağlığının korunması, sürülerin düzenli sağlık kontrollerinin gerçekleştirilmesi, biyogüvenlik önlemlerinin uygulanması, hayvan refahının gözetilmesi, hastalıkların erken teşhisi ve kontrolü ile üretim süreçlerinin izlenebilirliği, güvenilir yumurta üretiminin temel unsurlarıdır.
Bu süreçlerin merkezinde ise koruyucu hekimlik uygulamaları ve veteriner hekimlerin bilimsel sorumluluğu bulunmaktadır. Özellikle Salmonella gibi gıda kaynaklı enfeksiyon etkenlerinin kontrolü, yumurtaların uygun koşullarda muhafazası ve tüketiciye ulaştırılması, insan ve hayvan sağlığının birbirinden ayrı düşünülemeyeceğini açıkça göstermektedir.
Salgın hastalıklarla mücadelede erken uyarı sistemlerinin güçlendirilmesi, epidemiyolojik sürveyans çalışmalarının yaygınlaştırılması, laboratuvar kapasitesinin geliştirilmesi ve işletmelerde biyogüvenlik uygulamalarının tavizsiz biçimde sürdürülmesi büyük önem taşımaktadır. Türkiye, gelişmiş kanatlı üretim altyapısı, yetişmiş insan kaynağı ve üretim kapasitesiyle yumurta sektöründe önemli bir potansiyele sahiptir. Sektör; üreticilerden veteriner hekimlere, yem sanayisinden lojistik ve ihracata kadar geniş bir ekonomik faaliyet alanı oluşturarak ülke ekonomisine ve istihdama katkı sağlamaktadır. Bununla birlikte yem ve enerji maliyetleri, hayvan hastalıkları, iklim değişikliğinin etkileri, dış ticarette yaşanan dalgalanmalar ve piyasa koşullarındaki belirsizlikler, üretimin sürdürülebilirliği üzerinde ciddi baskılar oluşturmaktadır.
Üreticinin emeğinin karşılığını alabildiği, tüketicinin ise temel hayvansal protein kaynaklarına makul fiyatlarla ulaşabildiği dengeli bir üretim ve piyasa yapısının oluşturulması gerekmektedir.Bu doğrultuda üretim planlamasının bilimsel veriler ışığında yapılması, küçük ve orta ölçekli işletmelerin desteklenmesi, hayvan refahı standartlarının geliştirilmesi, çevresel etkilerin azaltılması ve veteriner sağlık hizmetlerinin bütün üretim bölgelerinde etkin biçimde sunulması öncelikli hedefler arasında yer almalıdır.
Toplumun her kesiminin yeterli, dengeli ve güvenilir gıdaya erişebildiği bir gelecek temennisiyle Dünya Yumurta Günü’nü kutluyoruz.
ALİ EROĞLU
TÜRK VETERİNER HEKİMLERİ BİRLİĞİ
MERKEZ KONSEYİ BAŞKANI







