Türk Veteriner Hekimleri Birliği Merkez Konseyi Başkanı Ali EROĞLU, ülkemizde ilk kez gerçekleştirilen 33. Dünya Buiatri Kongresi’ne katıldı.
Kongre Başkanlığını Çiftlik Hayvanları Hekimliği Derneği Başkanı Prof. Dr. Hasan BATMAZ’ın yaptığı kongreye; Tarım ve Orman Bakan Yardımcısı Prof. Dr. Ahmet GÜMEN, Hayvancılık Genel Müdürü Salih ÇELİK, Genel Müdür Yardımcısı Sezai CİBELİK, Dünya Buiatri Birliği Başkanı, Avrupa Buiatri Eğitimi Başkanı, Bursa Uludağ Üniversitesi Veteriner Fakültesi Dekanı, ulusal ve uluslararası kuruluşların yöneticileri ile yurt içi ve yurt dışından çok sayıda bilim insanı, veteriner hekim ve öğrenci katıldı.
Açılışta konuşan TVHB Merkez Konseyi Başkanı Ali EROĞLU, özetle şu değerlendirmelerde bulundu:
Bugün veteriner hekimler;
Hastalığı nasıl önlerim? Salgını nasıl erken fark ederim? Zoonotik hastalığın insana geçmesini nasıl engellerim? Hayvan refahını nasıl korurum? Gıda zincirinin güvenliğini nasıl sağlarım? Antimikrobiyal direnci nasıl azaltırım? İklim değişikliğinin getirdiği yeni riskleri nasıl öngörürüm? Ve insan, hayvan ve çevre sağlığını nasıl birlikte korurum? sorularına cevap vermek zorunda olan meslek grubudur.
İşte bu nedenle modern veteriner hekimlik, bir hayvan sağlığı mesleğinden çok daha fazlasıdır. Bir Tek Sağlık – One Health mesleğidir.
Başkan EROĞLU; hayvan sağlığı ve refahı, gıda güvenliği, veteriner halk sağlığı, zoonotik hastalıklarla mücadele, antimikrobiyal direncin kontrolü ve sürdürülebilir hayvancılığın birbirinden ayrı düşünülemeyeceğinin altını çizdi.
Dünyada sığır sağlığını tehdit eden hastalıkların yanı sıra iklim değişikliği, hayvan hareketleri, küresel ticaret, yeni ve yeniden ortaya çıkan hastalıklar ile biyogüvenlik risklerinin giderek önem kazandığını kaydeden EROĞLU, geleceğin veteriner hekimliğinin erken uyarı sistemleri, moleküler tanı, genomik sürveyans, epidemiyoloji, biyogüvenlik ve Tek Sağlık yaklaşımı temelinde şekillenmesi gerektiğini vurguladı. Modern buiatrinin hastalıkları önlemeye ve sağlıklı sürü yönetimine odaklanması gerektiğini belirtti.
Antimikrobiyal direncin küresel sağlık açısından önemli tehditlerden biri olduğuna işaret eden EROĞLU, mücadelede yalnızca antibiyotik kullanımının azaltılmasının yeterli olmayacağını; etkin aşılama, güçlü biyogüvenlik, erken tanı, hastalıkların önlenmesi ve doğru antimikrobiyal kullanımının birlikte ele alınması gerektiğini ifade etti. Hayvan sağlığı ile hayvan refahının da ayrılmaz bir bütün olduğunu belirterek çağdaş buiatrinin hayvanların sağlık durumunun yanı sıra beslenme, barınma, ağrı, sıcaklık stresi ve doğal davranışlarını sürdürebilme koşullarını da değerlendirmesi gerektiğini dile getirdi.
Türkiye’nin Balkanlar, Kafkaslar, Orta Doğu ve Akdeniz arasında hayvan hareketleri, ticaret yolları ve ekolojik geçişlerin kesiştiği stratejik bir konumda bulunduğunu belirten EROĞLU, bu nedenle Türkiye’de hayvan sağlığının korunmasının bölgesel ve küresel sağlık güvenliği açısından da önem taşıdığını kaydetti. Tarım ve Orman Bakanlığı tarafından uygulamaya konulan Veteriner Yol Kontrol ve Denetim İstasyonları’ndan dolayı da Bakanlık yetkilerine teşekkür etti.
Tek Sağlık yaklaşımının yalnızca kavramsal düzeyde kalmaması gerektiğini vurgulayan EROĞLU; yaklaşımın hayvansal üretimin başlangıcından gıda zincirinin son aşamasına kadar uygulanabilir ve kurumsal bir yapıya kavuşturulması gerektiğini ifade etti. Bu doğrultuda Türkiye’de Tek Sağlık Yasası’nın çıkarılması ve insan, hayvan ve çevre sağlığını bütüncül biçimde ele alacak etkin bir yapılanmanın hayata geçirilmesinin önem taşıdığını belirtti.
Buiatri alanında yapay zekâ destekli erken tanı sistemleri, hassas hayvancılık, giyilebilir sensörler, akıllı sürü yönetimi, dijital izlenebilirlik ve genomik teknolojilerin giderek daha fazla önem kazanacağını belirten EROĞLU, teknolojik gelişmelerin bilimsel bilgi ve veteriner hekimin mesleki yetkinliğiyle birlikte değerlendirilmesi gerektiğini ifade etti. Veteriner hekimlerin yeni teknolojileri etkin biçimde kullanabilmelerinin geleceğin mesleki uygulamalarında belirleyici olacağına dikkat çekti.
EROĞLU, 33. Dünya Buiatri Kongresi’nin Türkiye’de gerçekleştirilmesinde emeği geçen kurum ve kuruluşlara, bilimsel ve yerel organizasyon kurullarına, akademisyenlere, klinisyenlere ve dünyanın farklı ülkelerinden kongreye katılan meslektaşlarına teşekkür ederek; kongrenin buiatri bilimine, veteriner hekimliğe, hayvan sağlığı ve refahına, gıda güvenliğine, toplum sağlığına ve insanlığın ortak geleceğine kalıcı katkılar sunmasını temenni etti.











